Buradasınız: Haberita » Köşe Yazıları » Uçsuz Bucaksız

Alper Girgin

Alper Girgin

İnsan, hayatını mutlu olmak için yaşar. Çalışır, başarır, sever, keyif alır, üzülür, sevinir. Tüm çabaların sonucunda mutlu olmak vardır. Hayatının çoğu kısmında da amaçlarına ulaşmak için çalışır. Büyük bir zamanını gönül verdiği işine ayırır. Eğer işinde mutlu ise hayat tam anlamıyla zamanın mutluluğa dönüştüğü bir sahne oluverir.

İşte mutluluk ve tatmin, o işin neden ve nasıl yapıldığına dair bilinçle sağlanır. Kariyeri için “Harita Mühendisliği” alanını seçen profesyoneller de muhtemelen bu soruyu kendilerine soruyorlardır. Neden “haritacı” oldum?

Bu soruyu içselleştirmek ve cevabını “kendi” dilinde bulmak, mesleki başarının anahtarlarından biri olduğu şüphesizdir. Bu işin, insanın “tanımlama” ihtiyacından çıktığını düşünürsek iyi bir başlangıç yapmış olacağımızı düşünüyorum. Düşünsenize; dünya üzerinde hiçbir noktanın yerinin tanımlanmadığını… Piri Reisler’den şu anda cep telefonlarına kadar giren, hatta size nerede olduğunuzu söyleyen sistemlerin hiç olmadığını. Hayat muhtemelen çok daha zor olurdu. Yaşadığı dünyayı fiziksel olarak tanımlamak insanın bireysel farkındalığının da ana unsurlarından biri olduğunu kavrayınca, “haritacılık” ın temelinde insanın en temel ihtiyaçlarından olan “belirsizliği giderme”, başka bir deyişle “tanımlama” nın olduğu ortaya çıkıyor.

Farklı bir noktadan bakarsak, 5N1K’nın bir N’si, yani “Nerede”si, bu güzide mesleğin en temel noktasını oluşturuyor. Bu basit soru ile başlayıp yıllarca biriken literatür de diğer kaynaklarla birleşince “haritacılık” bir bilim dalına dönüşüyor. Şimdi literatürle birleşen teknoloji sayesinde elinizdeki cep telefonundan “Neredeyim?” sorusunun cevabına rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz.

Yeryüzündeki tüm noktaların keşfi üzerine çalışan bir meslek, bir bilim olan “haritacılık”ın en temel amaçlarından biri insanın temel sorularından “Nerede?”nin cevabını bulmak olduğu aşikardır. Peki sadece bu kadar mı? Tabi ki hayır…

“Keşfetmek” eylemi ve onun büyüsü. Bu mesleğin en derinlerine kadar işlemiş bir olgu. “Bilinmez”i, “tanımlanmayan”ı keşfetmek ve o heyecanı tatmak.. Varolanı ama bilinmeyeni yaratım süreci, belki de bilimin içinden bir sanatsal faaliyet çıkarabilmek. Hepsi aslında bu engin mesleğin, bilimin parçaları.

Peki bu “tanımalama”, “keşfetme” eyleminde “haritacı” kendini nerede görüyor, kariyerini nasıl yapılandırıyor, kişisel gelişimini nasıl tamamlıyor? Bundan böyle bize ayrılan bu bölümde kendimize ait keşfetme sürecini beraber tamamlayacağız. Kişisel kör “nokta”larımızı, referans alanlarımızı anlayacağız ve belki de kendi haritamızı kendimiz çizeceğiz. “Uçsuz bucaksız” olan kendimizin “uç” ve “bucak”larını belirleyeceğiz. Bu mesleği “neden” yaptığımızı ve bizi nasıl mutlu edebileceğini bugün sorduğumuz temel sorularla beraber yeniden anlamlandıracağız.

Güçlü bir kariyeri, sağlıklı bir keşif süreci ile kişisel hedeflere ulaşırken inşa etmek, ömür boyu mutlu bir yaşantının temelini oluşturacaktır.

Telif Hakkı: © 2010 - 2017 Haberita - Tüm hakları saklıdır.